Son mesaj - Görüntülenemiyor
Yaygaları görmek için üye olmalısınız.
Silah Dergileri
Gun Digest Armi Magazine Jane's Defence Weekly Guns & Ammo Army Aviation Guns & Weapons for Law Enforcement Classic Military Vehicle Journal of Electronic Defense ETS News Eye Spy Gun World All Hands Handguns Army Recognition Bratishka Shooting Times Leatherneck Marine Corps Gazette MILITARIA Hrvatski Vojnik Military Illustrated Military Technology Rifle Shooter C4isr Journal Soldier of Fortune Swat Proceedings Military Parade Shotgun News Military Heritage
 
Yeni Hizmete giren sitelerimiz

 

 

Makale sitemiz Giriş

Makalelerinizi ekleyebileceğiniz bir site,

 

 

 

 

 

Site-Ekle Giriş   Site url lerinizi ekleyebileceğiniz ve

 

 

Türk Portal

Yeni bir portal yaparak sitelerimiz hizmet vermeye başlamıştır

 
Belgeseller
 
Haberler

 
Günlüklerden
BOZKURT ATATÜRK Döneminde Bastırılan Para ve Pul
ATATÜRK VE BOZKURT


ATATÜRK VE BOZKURT

Bugün sahte Atatürkçülerin hala kabullenmekte zorlandığı şeylerin başında Atatürk'ün bozkurt'a ve Türk Milliyetçiliğine olan sevgisi ve samimiyetidir.

Hemen örneklere geçelim :

Ağustos 1926 gecesi Türkiye'nin ''Bozkurt'' adlı yolcu gemisi, Fransız ''Lotus'' gemisi ile Ege Denizi'nde çarpışır. Bozkurt gemisi batar ve 8 Türk denizcisi boğularak ölür. Ertesi gün, İstanbul'a gelen Lotus gemisinin kaptanı tutuklanır ve Türk mahkemelerince 80 gün hapis cezasına çarptırılır. Lotus gemisinin kaptanının karşı çıkışları sonucu dava, Lahey Sürekli Adalet Divanı'na intikal eder. Lahey Sürekli Adalet Divanı, 7 Eylül 1927'de, Türkiye'nin hukuka aykırı davranmadığına karar verir. Bu kararla birlikte ''Geminin adı ve Türk milletinin milli simgesi, Türk özgürlük ve bağımsızlığının timsali olmasından ötürü'', Türk heyetine, Atatürk'e verilmek üzere tunçtan bir Bozkurt heykeli armağan edilir. Bu davadan dolayı, dönemin adalet bakanı Mahmut Esat'a, Atatürk tarafından Bozkurt soyadı verilmiştir.
Atatürk, yeni izci olan küçüklere yavrukurt ismini bizzat kendisi taktı. Hakkında yazılan bazı kitaplarda kendisinden Bozkurt olarak bahsedildiğini biliyoruz...Başka bir belge de Ankara Ulus’ta bulunan Atatürk heykelinin kaidesindeki bozkurt başı dır.

Atatürk Döneminde Bastırılan Para ve Pul



Atatürk döneminde 1927 yılında basılan kağıt 5 ve 10 liralarda Bozkurt resmi kullanılmıştır. Burada Bozkurt, ay-yıldızın içinde koşar durumda tasvir edilmiştir



Daha Cumhuriyet dahi ilan edilmeden 1922 yılında TBMM'nin çıkarttığı Bozkurt'lu pul.




Atatürk'ün emriyle 1935 yılında çıkartılmaya başlanılan Bozkurt Sigarası'nın kapağı




Gönderen jackal, Pazartesi, 07 Temmuz 2008 22:53 [ Hepsini Oku ]
 
haber_blok2
Announcements
Tayyip Erdoğan


Gönderen jackal, Salı, 08 Temmuz 2008 22:41 Yorumlar(0), Hepsini Oku
Announcements
Cumhuriyet

Cumhuriyet

Cumhuriyet Nedir?


Cumhuriyet, başta devlet başkanı olmak üzere, devletin başlıca temel organlarının belli aralıklarla yinelenen seçimlerle göreve getirildiği bir “yönetim biçimi”dir.


Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimleri, yöneticilerin göreve getirilmesinde veraset yöntemini reddetmiştir.

  Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimlerinde halk, yönetimini beğenmediği yöneticileri, belli aralıklarla yinelenen seçimlerde değiştirebilmek olanağına sahiptir.Bu nedenle yöneticiler, toplumu keyfi biçimde yönetemezler; halkın isteklerini ve beğenilerini gözönünde tutmak zorunda kalırlar. Bir başka deyişle, yöneticilerin iradesi mutlak değil, halk iradesi ile sınırlıdır.

  Cumhuriyetlerde bu özellikler,  yönetenleri  siyasal bakımdan halka “sorumlu”duruma getirir: yönetilenleri tebaa, kul olmaktan çıkarıp vatandaşlık konumuna yüceltir.

  Yönetilenler, “hükümdarlık (monarşi)” adı verilen yönetim biçimlerinde tebaa veya kul durumundadırlar.

 “Tebaa” veya “kul” olmak, hükümdarın iktidarına ve tüm buyruklarına baş eğmekle yükümlü olmak demektir.

  “Tebaa” veya “kul”, hiçbir zaman hükümdarın iktidarını sınırlayıcı veya denetleyici bir rol oynamaz.

 “Tebaa” veya “kul” hükümdarı seçimle değiştirmek olanağına sahip olmadığı için, hükümdarın “tebaa”ya karşı hiçbir siyasal sorumluluğu da yoktur.


 Türkiye'de Cumhuriyet Nasıl İlân Edildi?


Türkiye'de Cumhuriyet yönetimine, 29 Ekim 1923 tarihinde geçilmiştir; ancak 23 Nisan 1920 tarihinin, Cumhuriyet yönetiminin de fiilî başlangıcı olduğunu söylemek gerekir.

  23 Nisan 1920'de “egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu” ilân edilmiş;  ulusun seçtiği TBMM'nin denetimindeki hükümet, ulusun kaderini belirlemek üzere çalışmaya başlamıştır.

  Bu gelişmelere karşın, Padişahlık ve Saltanatın hukuken kaldırılması için 1922 yılına  kadar beklemek gerekmiştir.

  TBMM, 1 Kasım 1922 gecesi verilen bir kararla, “Halifelik”le “Saltanatı” birbirinden ayırmış; Saltanatı kaldırmıştır.

  Halifeliğin ise, bir süre daha korunması uygun bulunduğu için, İngiltere'ye sığınmış olan Vahdettin'in yerine, Osmanlı Ailesi'nden Abdülmecit, Halife seçilmiştir.

  Cumhuriyet'in ilânından sonra, Halife'nin, iktidar odağı haline getirilmesi için çalışmalar başlayınca, 3 Mart 1924 tarihinde de Halifelik kaldırılmıştır.

 Bu aşamalardan geçilerek kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, tarihimizdeki en önemli dönüşümdür.

  “Hukuk devleti” ilkesinin ve “hukukun üstünlüğü” kavramının da Türkiye'de, Cumhuriyet yönetiminin getirileri arasında olduğu söylenebilir.

 “Cumhuriyetçilik” Ne Demektir?


Özelliklerine kısaca değindiğimiz cumhuriyet adlı yönetim biçiminin yönetime egemen kılınmasını; devlet iktidarının ve yönetiminin kişilerin, ailelerin, grupların tekeline bırakılmamasını; vatandaşların yönetime etkin bir biçimde katılmasının sağlanmasını amaçlayan anlayışa “cumhuriyetçilik” denilmektedir.


Atatürk, cumhuriyetçiliği, yalnız hükümdarlık ve veraset yöntemlerinin reddi olarak anlamamış; aynı zamanda demokrasi kavramı ile birlikte düşünmüş; demokratik bir cumhuriyetçilik anlayışını benimsemiştir.


Gönderen jackal, Salı, 08 Temmuz 2008 22:39 Yorumlar(0), Hepsini Oku